Meditasyonun Meyveleri

Ve sonra yavaşça meditatif hâl, hayata yayılmaya başladı. Yaptığım her şeye, her eyleme. Bazen az, bazen çok, bazen hiç, yargılamadan, böbürlenmeden. Sessizlikleri, boşlukları hayatıma davet ettim, bazen çok yin, çok teslimiyette oldum hatta bu kozada daha ne kadar kalacağım feryat ettim ama bir yandan da bilirdim gelen her hâlin sebebi ve sonra da hediyesi var. Yindi yangdı derken, bazen denge bazen dengesizlik, hayat da hep böyle değil mi zaten. Denge ile, dengeyi bulmuşlar ile hâlleştikçe içselliğimizdeki esas olan dönüşüyor. Çoğumuz gözlerimizi eril, zihinsel bir kavga içine açıyoruz, esas olan bu diye işliyor, sert kabuklarla hayata atılıyoruz, derinlerimizdeki çekirdeğin sesi gittikçe zayıflıyor. O sesi, “sessizliğin sesini” duymak bu koca “yol”culuk.

Reklamlar

Zihin Duygu Beden

Her temizliğin hediyesi var, asla şüpheye düşmem. İçimde yoğunlaşanlara odaklanıp, bloklanmaya zorlanmış duygularla yüzleştikçe; önce özgürleşirim. Sonra tutmayı bırakınca, yeni bütünleşebildiğim bu yönüm beni zenginleştirir ve güçlendiririr.

Kuluçkasına da..

Kabuğun altında büyümeğe sebat etmek mi, tembelliğe vurduğunu gizlemek mi? Ama yüklensem de kendime, yapış balçıklı bir hale gelince, evet ya dedim tembellikle örülmüş bir kuluçka hali, peki.
….
Bencil, tembel, başarısız ve hasta bir şekilde, sığınacak ada arıyorum, canım acıyor. Baya acıyor, bedenimdeki ıstırap bazen egomunkini bastırıyor. Hem manada, hem maddede karanlıklarda geçen günleri bir yandan da bekler oluyorum, kendi başıma yapamadığım izolasyonu bedenim ağrılarla yaratıyor, çile başlıyor.

Anlam

Anlam bakıyorum, var mı? Hayatıma anlam lazım. Boşluk büyürken, anlam tepetaklak oluyor. Anlam m-anlam kalmadı, taze bitti.Herkes bulurken yaşamının bir alanında, benim ne eksiğim var acaba? Hakikaten… Read more “Anlam”

Sızma

Minik minik sızınca birbirine, aksakça, Korkan yüreklerin sinsi hali bu aslında. Bir ileri iki geri, boşuna değildi öyle. Ağlamaktan yorulan kalbin kart kozası. *** Ama kabuğun çatlaklarını… Read more “Sızma”

Mevcudiyet

Kocaman kocaman gelen dalga, katmanları kıpırdatıyor. Dipler oynamıyor, yetmiyor. Gemi illaki batmalı, devasa cüsse derinleri kabartmalı. İsteğim kuvvetle mevcut olmak. Yaptıklarımda, olduklarımda, sevdiklerimde, ilişkilerimde… Sonra bunu taşırmak.… Read more “Mevcudiyet”

Tatlı Hayat

Hayata bir başka pencereden bakmaya çalışıyorum bir zamandır, etiketsiz olandan. Kelimelerimizin, sıfatlarımızın bittiği yer orası. Dilimiz dualiteden zehirli, tanımlamalarımızı bunun dışına taşırmak efor istiyor. Efor mu, eforsuz… Read more “Tatlı Hayat”

Kalender

Kara sığırcık ötmesene öyle, içim sığmıyor sonra. Yaşamdan şikayetçi olduğum zamanlarımı hatırlıyorum da, şimdi “hayat çokk tatlısın” demek? Karaktersizliğin böylesi olsun mu? Olsun. Sık sık seçenekler geliyor,… Read more “Kalender”